Günümüzde, özellikle haberleşme ve iletişim alanındaki hızlı teknolojik gelişmeler, her alanda olduğundan daha fazla, Bitkisel ilaç piyasalarında ve özellikle bu piyasaların temel dinamikleri olan doğal bitkiler ve doğal ilaçlar sektörlerinde hissedilmektedir.
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler sektörlerinin, söz konusu bu rekabet ve inovasyon ortamında gelişmelerini sürdürebilmeleri, bu ortama uyum sağlayabilecek, esnek, üretken, değişime ve gelişime açık, sektörün gereklerinin farkında, mesleki bilgi ve vizyon sahibi yönetici ve çalışan kadrolarına sahip olmaları ile mümkün olabilir.
Türkiye’nin sahip olduğu geniş bitki çeşitlerinden tıbbi ve aromatik olarak kullanılan bitkileri tanıyabilen, bu bitkilerden drog elde etme yöntemlerini bilen, tıbbi ve aromatik laboratuvarındaki cihazları kullanabilen, bilimsel temele dayalı akılcı bir yaklaşımla toplumdaki bilinç düzeyinin yükseltilmesi yönünde çalışmalar yapan, kişilerdir.
Gıda, ilaç ve kozmetik alnında dünyada ve ülkemizde sentetik bazlı ürünler yerine bitkisel kaynaklı doğal ürünlerin kullanılmasına olan ilgi son yıllarda büyük oranda artış göstermektedir. İnsan sağlığının yanı sıra bitkisel doğal kaynakların da korunmasının ön plana çıkmaya başladığı günümüzde geleneksel bilgilere dayalı uygulamaların yerine bilimsel bilgiye dayalı olarak doğadan toplanması, tarımı, üretim-işlemesi, pazarlanması ve kullanım yöntemleri konusunda eğitimli insan gücü büyük önem taşımaktadır.
Gıda, ilaç ve kozmetik endüstrisinde ekonomik değeri olan Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin biyolojik, ekolojik, genetik ve sistematik özellikleri, kültüre alınması, doğadan toplanması ve korunması, kimyasal içerikleri ve analiz yöntemleri, temin edilmesi, üretimleri ve kalite kontrolleri, kullanım alanları ve etiği konusunda bilgileri disiplinler arası ve akademik bir teknik anlayış içerisinde alarak temel bilgi düzeyine sahip olan kişilerdir.
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler programından mezun olan öğrenciler, Tarım Bakanlığı, ilaç fabrikaları, eczaneler, kozmetik sanayisi vb. gibi işletmelerde istihdam edilebilmektedirler. Tıbbi ve aromatik bitkilerin hasatlama işlemlerini yapabilme Yeşil olarak toplanan bitkileri kurutulması ve saklanması işlemlerini yürütebilme Tıbbi ve aromatik bitkilerden yağ elde edebilme Laboratuvar ortamında çalışıp elde edilen etkin maddelerin saklanması ve korunması işlemlerini gerçekleştirebilme Parfüm, krem, merhem, tentür vb. gibi ürünlerin imalat süreçlerini gerçekleştirip pazarlamasını yapabilir.
Bilinen gerçek şu ki; artık gelişmiş ülkelerin tamamında bitkisel kökenli ilaçların eczane raflarında hızlı bir grafikle artışı gözlenmektedir. Buda bitkisel ilaçların her geçen gün değeri dahada iyi anlaşılmaya başladığını göstermektedir.
EKONOMİK DEĞERİ VE DÜNYADA ÖNEMİ
Dünya üzerinde 750.000-1.000.000 arasında bitki türünün bulunduğu tahmin edilmektedir. Bunların 500.000 kadarı tanımlanıp isimlendirilmiştir. Gıda elde etmek için üretilen türler 3.000 civarındadır. Buna karşılık gıda olarak kullanılan yabani bitki türü 100.000’in üzerindedir. Tedavi amacıyla kullanılan bitkilerin miktarı antik çağdan beri devamlı bir artış göstermektedir.
Tıbbi ve aromatik bitkiler içerikli ürünler insanoğlu tarafından bütün dünyada kullanılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kayıtlarına göre, Afrika ülkelerinde yaşayan insanların yaklaşık %80’i, hastalıklarının tedavisinde tıbbi bitkilerden faydalanmaktadır. Sentetik ilaçların geliştirilmesinde görülen muazzam ilerlemelere rağmen, modern ilaçların yaklaşık %25’i bitkilerden elde edilmektedir. Günümüzde doğal ilaçlara olan ilgi giderek artış göstermektedir.
Türkiye sağlık ürünleri, gıda, baharat ve koku sektöründe oldukça çok kullanılan zengin tıbbi ve aromatik bitki kaynaklarına sahiptir. Ülkemizde % 30’u endemik olan 10.000’in üzerinde tür, doğal olarak yetişmektedir. Bu zenginliğimize rağmen ilaç sanayimiz, sağlık ürünlerinin %70’ini ihraç etmektedir. Ayrıca ülkemiz, bitkisel ilaçların kullanımında zengin bir mirasa sahiptir. Özellikle kırsal alanda pek çok bitki halk ilacı olarak kullanılmaktadır. . Diğer yandan, ilaç endüstrisi için bu bitkilerin özelliklerinin ve etkili maddelerinin belirlenmesi; bu bitkilere tedavi gücünü veren etkili maddelerin artırma çalışmalarının yapılması da amaçlanmaktadır.
Bitkisel drogların diğer üstün yanlarında biride birkaç etkiye birden sahip olmalarıdır.
DROGLARIN HAZIRLANMASI
Tıbbi bitkilerin drog olarak kullanılan kısımları yaprak, çiçek, tohum, kök, kabuk gibi içlerindeki etkili bileşikler nedeniyle hastalıkları tedavi ettikleri ispatlanmıştır. Bitkilerdeki etkili bileşikler bitkilerde belirli devrelerinde etkin miktarları en yüksek düzeye erişmektedirler. Yani her bir bitkide içindeki etkin maddenin en yüksek olduğu bir dönem vardır. Buda her drog için özel bir toplama zamanı bulunduğunu göstermektedir.
Toplanan bitkilerin bozulmasını önlemek için uygun şartlarda kurutulması gereklidir. Kurutulmuş drogların tedavi özellikleri bir yıl kadardır. Bir yıldan sonra drogdaki etkin madde bozulmaya ve sonuçta etkisi azalmaya başlar. Bu nedenle toplama tarihinden bir yıl sonra kullanılmasının hiçbir faydası yoktur.
Bir yıldan fazla etkisinin devamını sağlamak için drog özel şartlarda saklanmalıdır. Bunun için;
TOPLAMA: Genelde elle toplama yapılmakla birlikte tarımını yapan ülkelerde özel tarım ekipmanlarıyla toplama işlemini yapmaktadırlar.
Drog hazırlanmasında kullanılacak materyal genel olarak aşağıda belirtilen zamanlarda yapılmalıdır.
Yapraklar: Bitki çiçek açtığı zaman.
Çiçekler: Tamamen açılmadan evvel ya da tomurcuk halinde.
Toprakaltı kısımlar: Bitkinin toprak üstü kısımları kuruduktan sonra.
Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra.
Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra.
Yaprak çiçek ve otlar hiçbir zaman yağmurlu bir günde veya üzerinde çiğ veya nem varken toplanmamalıdır. Çünkü böyle şartlarda toplanan üründen kaliteli drog elde etmek mümkün değildir. Kabuklar ise yağmurlu günden sonra toplanmalıdır.
KURUTMA: Taze materyal çok kısa zamanda bozulur. Bu sebeple en kısa zamanda kurutma işlemi yapılmalıdır. Kurutma esnasında % 75 kısmını kaybeder. Başka bir ifadeyle 1000 Kg. yaş herbadan 250 Kg. kuru drog elde edilir.
Kurutma şu usullerden biri takip edilerek yapılır. Seçilecek yol kurutulacak materyalin cinsine ve taşıdığı etkin maddelerin durumuna göre yapılır. Yalnız enzimlerin en etkili olduğu ısının 35-50 C arasında bulunduğunu düşünerek kurutma esnasında materyalin bu ısıda çok az bir zaman kalmasına çok dikkat edilmeli ve kurutmanın bu derecenin altına veya üstüne çıkılmamalı.
Güneşte kurutma: Yeşil drog için bu yöntem kullanılabilir, ancak çiçek için uygun değildir. Çünkü güneş çiçeklerin rengini soldurur. Etkin maddelerin azalmasına neden olur.
Gölgede kurutma: Malzemenin üzeri kapalı ve yanları açık çardak, sundurma veya hangarlar içinde kurutulması yöntemidir. Burada malzeme doğrudan güneşle temas etmeden açık havada kurutulması esasına dayanır. Malzeme demetler halinde asılır veya çok ince bir tabaka halinde yere veya kurutma rafları üzerine serilir. Küflenmeyi önlemek ve kurutmayı hızlandırmak için malzeme sık sık alt üst edilmelidir.
Cam mekân içinde kurutma: Yukarda bahsedilen kurutma yöntemlerinde kurutma uzun zaman alır. Kurutma ısısı yeterince yüksek olmadığı için enzimlerin ve etkili maddelerin bir kısmı parçalanır. Bunun için cam sera gibi bir mekanda demetler halinde yada raf sistemlerinde çok ince serilerek kurutma işlemi yapılır. Camekan içerisine yerleştirilen bir aspiratörle içerideki nem dışarı atılırsa çok daha kaliteli drog elde edilir.
Sıcak hava ile kurutma: Masraflı olmasına karşılık çok kaliteli drog elde edilir. Kurutulacak malzemenin miktar ve cinsine göre aşağıdaki usullerden biri seçilir.
Kurutma dolabı: Küçük miktarların kurutulmasında seçilen uygun bir yoldur. Malzeme kurutma dolabının rafları üzerine ince bir tabaka halinde serilir ve bunların üzerine sıcak hava yollanır. Kurutma dolaplarında sıcak hava sağlayan radyatörler, su buharı veya elektrik enerjisi ile olur.
Kurutma odası: Çok malzemenin kurutulmasında kullanılır. Sıcak hava kurutma odasının girişine konan bir soba ile sağlanır. Su buharı ile doymuş havanın dışarı atılması için odanın yanlarında içinde kuvvetli bir aspiratör olan iki pencere bulunur. Malzeme kurutma odası içine yerleştirilmiş olan kurutma raflarının üzerine ince bir tabaka halinde serilir. Malzemenin ara sıra alt üst edilmelidir.
Kurutma tüneli: Büyük miktarlardaki malzemeyi kurutmak için kullanılan özel olarak yapılmış kurutma tünelleri kullanılmaktadır. Kurutulacak materyaller vagonlar içinde kurutma tüneline yollanır ve tünel içinde vagonların geliş yönünün aksi istikametinde sıcak hava akımı sağlanır. Bu şekilde sıcak hava materyal ile iyi bir şekilde temas eder ve kurutma kısa bir zamanda yapılır.
Bu gün özellikle tercih edilen açık havada ve gölgede yapılan kurutmadır.
SAKLAMA: Kurutulmuş olan materyalin özelliklerini kaybetmeden muhafaza edebilmesi için bazı şartlara uyulması zorunludur. Saklama sırasında drogun bozulmasına sebep olan RUTUBET, SICAKLIK VE IŞIK’ tır. Bunun için drogların serin, kuru ve karanlık bir yerde saklanmaları gerekir. Kese kağıdı, bez torba, mukavva kutu, teneke kutu veya cam kavanozlarda saklanabilir. Plastik kap, torba saklamak için uygun değildir.
TIBBİ BİTKİLERİ BİLEŞENLERİ
Tıbbi bitkiler üzerinde yapılan deneysel araştırmalar bitkisel droglarda bulunan bileşikler hakkında bilgilerimizi arttırmamızı sağlamıştır.
Droglarda SELLÜLOZ, NİŞASTA, PEKTİN, PROTEİN, ŞEKER gibi tedavi yönünden etkisiz maddeler yanında çok az miktarlarda bile farmakolojik etkilere sahip bileşiklerde bulunmaktadır. Bu maddelere etkili maddeler denilmektedir. Droglara tedavi özelliğini veren bu maddeler kimyasal yapılarına göre aşağıdaki şekilde gruplandırılmaktadırlar.
1 Glikozitler: Enzim ve seyreltik asitler etkisiyle şeker olmayan bir kısım ile bir veya daha fazla şeker molekülüne ayrılan bileşiklerdir.
2 Organik asitler: Bitkilerde karbonhidratların oksidasyonu ile meydana gelen asit re aksiyonlu organik bileşiklerdir. Bitkilerde serbest ya da tuz halinde bulunurlar. Ekşi lezzetli sıvı veya katı maddelerdir. Önemli tedavi edici etkileri bulunmaktadır.
3 Tanenler: Fenol yapısında katı bileşiklerdir. Suda çözünürler. Bilhassa kabuk aksamında bulunurlar. Meşe mazısı ve meşe palamudu tanence çok zengindirler. Tedavi ve deri sanayisinde kullanılan tanen bu droglardan elde edilir. Tanenler antiseptik ve kabız etkilere sahiptir.
4 Alkaloitler: Yapılarında azot bulunan bazik karakterli bileşiklerdir. Katı ve genelde renksiz maddelerdir. Asitler ile tuz meydana getirirler. Baz halde suda çözülmedikleri halde tuzları suda çözülür. Alkaloitler küçük dozlarda kuvvetli etki gösteren bileşiklerdir. Morfin, kodein, kafein, atropin, kokain gibi.
5 Sabit yağlar: Gliserin ile yağ asitlerinin esterleşmesi sonucu meydana gelmiş bileşiklerdir. Sıvı veya katı halde olup suda çözünmez. Organik çözücülerle kolaylıkla çözünürler. Bilhassa meyve ve tohumlarda bulunurlar. Sıkma veya organik çözücülerle elde edilirler.
6 Uçucu yağlar: Esas olarak TERPEN lerden yapılmış karışımlardır. Genelde sıvı olup, kuvvetli kokulu ve uçucu maddelerdir. Su buharı ile sürüklenir. Suda çözünmez. Organik çözücülerde kolaylıkla çözünürler. Bilhassa çiçek ve meyvelerde daha çoktur. Su buharı disyilasyonu, organik çözücüler ile elde edilirler.
Not: Ülkemizde halen DEFNE, ACIELMA, GÜL, KEKİK, LAVANTA, LİMON, MERSİN, NANE VE PORTAKAL dan uçucu yağ elde edilip piyasada satılmaktadır.
7 Reçineli bileşikler: Karmaşık kimyasal yapılı katı veya sıvı maddelerdir. Suda çözünmezler, fakat organik çözücülerde kolaylıkla çözünürler.
8 Vitaminler: Genellikle insan vücudunda yapılmayan fakat insanın sağlıklı yaşaması için gerekli olan bileşiklerdir. Bitkisel veya hayvansal organlardan temin edilir. Suda çözünenler (B grubu, C ve P vitaminleri) yağda eriyenler (A grubu, D grubu, E, F ve K vitaminleri)olmak üzere iki gruba ayrılırlar.
9 Antibiyotikler: Canlılar tarafından meydana getirilen ve çok seyreltik çözeltilerde bile bazı mikroorganizmaların üremelerini durduran veya onları öldüren bileşiklerdir.
TIBBİ BİTKİ ETKİ VE KULLANIŞLARI
Tıbbi bitkilerin hastalıklara karşı etkilerini ve kullanma imkanları hakkında bir fikir verebilmek için bazı farmakolojik bilgiler aşağıya çıkartılmıştır.
Drog (Droque): Bilimsel yayınlarda drogların ismi Latince olarak yazılır. Mesela Ihlamur çiçeği “Flos tiliae” dir. İlk isim, ikinci kısım ise hangi bitkiye ait olduğunu gösterir.
İlaç: Hastalıkları yok etmek için kullanılan hastalar tarafından alınabilir şekle getirilmiş drog veya drog karışımlarına ilaç denilmektedir.
Droglar ve bunlardan hazırlanan ilaçların sınıflandırılması aşağıdaki üç özellik dikkate alınarak yapılmaktadır:
1. Kimyasal yapı,
2. Etki yeri,
3. Kullanma amaçlarıdır.
MURAT TAŞDEMİR
(Alternatif tıp uzmanı)
